Reklam
Reklam
Reklam

Av. Aydın: Urfa Siyaseti ve DEVA Partisi

DEVA Partisi Şanlıurfa Yerel Yönetimler ve Şehircilik Başkanı Av. İbrahim Halil Aydın, "Urfa Siyaseti ve DEVA Partisi üzerine önemli açıklamalarda bulundu.

Av. Aydın: Urfa Siyaseti ve DEVA Partisi
17 Aralık 2020 - 10:11 - Güncelleme: 17 Aralık 2020 - 10:27

İşte DEVA Partisi Şanlıurfa Yerel Yönetimler ve Şehircilik Başkanı Av. İbrahim Halil Aydın'ın 

''URFA SİYASETİ VE DEVA PARTİSİ ÜZERİNE'' Yapmış olduğu o önemli açıklamalar...


Güzel sesli insanların, yüreği okşayan türkülerin, tadına doyulmaz yemeklerin, sıra gecelerinin, insanlık tarihine ışık tutan eserlerin ve nice peygamberlerin şehridir Şanlıurfa... Farklı kültürlerin, dillerin, dinlerin, mezheplerin karşılaştığı ve uyumlu bir şekilde kaynaştığı yerdir Şanlıurfa...

Bu yazımızda Şanlıurfa'da siyaset zeminini kısaca gözden geçirerek, Urfa toplumunun siyasi tercihlerinde rol oynayan etkenleri irdeleyecek ayrıca siyaset sahnesinde yeni olan DEVA Partisi'nin Urfa insanı nezdindeki imajını anlamaya çalışacak ve Urfa'da DEVA'yı nasıl bir gelecek beklediği hususunda siyasi bir öngörüde bulunacağız.

Son dönemde Şanlıurfa siyasetinde hareketli günler yaşandığı herkesçe bilinen bir durum. 18 yıl mutlak iktidar olmanın ortaya çıkardığı yıpratıcı etkileri durdurma; hiç olmazsa yavaşlatma noktasında çok da başarılı olamadığı görülen AKP'nin oy tabanında ülke genelinde yaşanan aşınma durumuna Urfa'da da şahit olunduğu bir gerçek...

Yalnızca Güneydoğu'da değil, Türkiye'de benzerine az rastlanır etnik, kültürel, dilsel, dinsel ve mezhepsel çeşitliliğe sahip Şanlıurfa; Türkiye siyaseti üzerine yapılan çalışmalarda, mihenk taşı olarak alınmaya ve üzerine çalışılmaya değer bir İl...

Şöyle ki; çok partili hayata geçtiğimiz 1946 yılından bu yana Türkiye'de siyasi partilerin oy tabanları yaklaşık olarak %70 sağ partiler, %30 sol partiler yönünde olduğu bilinen bir durumdur. CHP'nin % 41.4 oy oranıyla birinci parti olarak çıktığı 1977 seçimleri bu genel kuralın bir istisnası olarak kabul edilebilir ancak sonrasında yapılan seçimlerde benzeri bir duruma çok az rastlandığından, bu seçim kaideyi bozan bir husus olarak görülemez.

Urfa özeline inecek olursak, Türkiye'deki %70 sağ - % 30 sol oy dağılımının aynıyla burada da geçerli olduğu görülecektir. Bunun yanı sıra, teyide muhtaç olmakla birlikte, öteden beri, Şanlıurfa'da birinci olan partilerin genel olarak Türkiye'de de iktidar olduğu gerçeği ortadadır. Partilerin bu realiteyi göz önünde tutarak Urfa'daki siyasi dengeleri temel alıp, buraya has çalışmalar yapmalarının önemi ve değeri anlaşılacaktır.

Şanlıurfa'da siyaset arenasında başarılı olabilmek için il ile ilgili gerçeklerden haberdar olmak bir zarurettir. Bu gerçekleri bilmeyen veya önemsemeyen partilerin burada başarı göstermeleri mümkün değildir. 

URFA'NIN YEREL ŞARTLARI 

Kendine has özellikleri ve farklılıkları bulunan Urfa ile ilgili genel itibariyle şunlar söylenebilir:

- Urfa'ya bağlı 13 ilçenin her biri, birbirinden ayrı hassasiyetler barındırmaktadır. Etnisite odaklı bir değerlendirme yapmak gerekirse; Birecik ve Halfeti Kürt/Türkmen nüfus yoğunluğuna sahipken, Siverek Kürt/Zaza, Viranşehir ve Ceylanpınar Kürt/Arap etnik yoğunluğa; Hilvan, Suruç ve Bozova tamamına yakını Kürt, Harran ve Akçakale ise tamamına yakını Arap nüfus yoğunluğuna sahiptir.

Urfa Merkezde ise İpek Yolu'nun güneyine düşen Eyyübiye İlçesi'nde çoğunlukla Kürt/Arap nüfus yaşarken, İpek Yolu'nun kuzeyinde yer alan Haliliye ve Karaköprü ilçelerinde ise çoğunlukla Kürt /Türkmen nüfusun yaşadığı görülmektedir. 

- Dinî/mezhebi açıdan bakılacak olursa, Urfa'da Sünni mezhebine mensubiyetin baskın olduğu, bununla birlikte Viranşehir İlçesi'nde sayıları hayli azalmış Ézidî bir topluluğun yaşadığı görülecektir. 

- Geçmiş seçimlerdeki siyasi tercihler göz önünde bulundurulduğunda, Urfa'da sağ partilerin bariz bir üstünlüğe sahip oldukları görülür. Muhafazakâr bir kültüre sahip olan Urfa insanının, seçimlerde partilerin vaatlerinden çok, dünya görüşlerini temel aldıkları bilinen bir gerçektir. Bunu biraz da, Urfa genelinde tarikat ve şeyhlik yapısının toplumsal etkileriyle açıklamak mümkündür.

- Urfa genelinde geçerli bir başka husus ise, aşiret yapılarının hâlâ güçlü bir şekilde varlıklarını devam ettirdikleridir. Söz konusu feodal yapı insanların siyasi tercihleri üzerinde, eskiye oranla daha az olmakla birlikte, etkin bir rol oynamaktadır. 

- Urfa'da son yıllarda okullaşmanın ve eğitim kalitesinin artmasıyla birlikte, eğitimli insan sayısında büyük bir ilerleme olduğu görülmektedir. Eğitim seviyesinin yükselmesi insanların siyasi tercihleri üzerinde değişiklikler yarattığı ayrı bir gerçektir. Şöyle ki, eğitimli insanlar daha bireysel güdülerle hareket etmekte; aile, aşiret veya din temelli etkenlerden daha az etkilenmektedir.

- İletişim araçlarının yaygınlaşması, internetin yaygınlaşması ve sosyal medya kullanım oranının yükselmesi de özellikle genç nüfusun siyasi algı ve tercihleri üzerinde etki yaratmaktadır. Bu açıdan, 18-50 yaşları arasında yer alan ve genç/orta yaşlı olarak kişilere ulaşmanın en etkili yolu sosyal medyayı doğru ve etkin bir şekilde kullanmaktan geçmektedir.

URFA'NIN BUGÜNE KADARKİ SİYASİ TERCİHLERİ

Son 18 yılda gerçekleştirilen seçimlerde Urfa insanının tercihleri irdelenecek olursa şunlar görülür:  

İlde Kürt yoğunluklu ilçelerde AKP - HDP rekabeti, Arap yoğunluklu ilçelerde ise AKP'nin mutlak üstünlüğü (bu ilçelerde ikinci parti MHP'dir) görülmektedir. 

Son dönemde CHP ve İyi Parti'nin oy tabanlarını nispeten genişlettikleri, Saadet Partisi'nin ise kemikleşmiş oy tabanını koruduğu söylenebilir. 

HDP'nin en yüksek oy aldığı ilçeler Suruç, Viranşehir ve Ceylanpınar'dır.

Siverek ve Viranşehir'de siyasi tercihlerde daha çok aşiretlerin (bununla birlikte, son yıllarda bireysel tercihler ön plana çıkmaktadır), yine Siverek'te bazı din temelli ailevi bağların, Suruç'ta etnik tercihlerin (Kürt seçmen odaklı partiler daha güçlüdür) Harran ve Akçakale'de etnik yapının (Arap unsurlar HDP'ye karşı AKP ve MHP'yi desteklemektedir) etkisi baskındır. 

Urfa halkının, zannedildiğinin aksine, politik bilinç düzeyi hayli yüksektir. Hemen herkes siyasetle ilgilenmekte ve siyasi gelişmeleri yakından takip etmektedir. Oy kullanırken temel etkenler; partilerin dünya görüşleri (% 70'e yakını sağ partileri tercih etmektedir), dini teşekküller veya aşiret yönlendirmesi ve hepsinden önemlisi menfaatlerin akıbeti (alınan sosyal yardım veya maaşın sürekliliği, alınan zirai destekler, nepotik yaklaşım vb.) olmaktadır.

Urfa insanı sabırlı olmakla birlikte desteklediği partilerin bariz hatalar yapması, özellikle ekonomik performans itibariyle başarısız olması durumunda, alternatif parti arayışına girmekte geç kalmaz. Burada zaman odaklı değerlendirme kavramsal olarak kullanılmış olup; Urfa seçmen refleksinin ülke genelindeki siyasi yapıya tezahürü domino etkisi yapmaktadır. Kırılmanın derinliği Urfa’daki çatlağın büyüklüğüyle paralel olmaktadır. 

URFA İÇİN POLİTİK ÖNGÖRÜ 

Urfalı seçmen, tüm Türkiye gibi, siyaseten yorgundur. 18 yıldır âdeta omzunda taşıdığı iktidarının son yıllarda gösterdiği siyasi ve ekonomik performanstan memnun değildir. Yerel yönetim tercihlerindeki sapmalar bunun eseridir. Seçmenin mevcut iktidara ders vermek amacıyla yön değiştirdiği şeklindeki değerlendirmeler gerçeklikten uzak kalmaktadır. Seçmen bilinçli ve dinamik olarak iktidar değişikliği istemekte ve bu değişikliğin gerekliliğine dair inancını son yerel seçimlerle açıkça ortaya koymaktadır. Canlı bir organizma olan toplumun aradığı dinamizm ve sürekliliktir. Bunun tek ve istikrarlı yöntemi ekonomik refah ve dolayısıyla üretimdir. Kaldı ki bu üretimin tarıma dayalı sanayi üretimi olması zarurettir. Bu üretim anlayışının çağın gerektirdiği teknolojik atılıma kapı açacağının tahmini ise kehanet olmaktan çıkmıştır. Bu yöntem üzerine hareket eden devletlerin hukuksal ve ekonomik olarak başarılı olmaları bir tesadüf değil aksine beklenen sonuçtur. 

Genelde yukarıda saydığımız sebeplerden özelde ise yerel yönetim anlayışından etkilenen Urfa'nın muhafazakâr insanı; AKP'nin Vatan Partisi ile yakınlaşmasını, Kürt asıllı insanı ise MHP ile aynı güzergâh üzerinde yürümesinden hoşnut değildir. Bu birliktelikler için bir "hikmet bulmaya" çalışmakta ancak bulamamaktadır.

Urfa toplumu da, genel toplum gibi ülkenin ekonomik gidişatından hayli endişelidir ve mevcut iktidarın ekonomiyi düzelteceğine dair inancını ve ümidini gittikçe daha çok yitirmektedir.

Urfa insanı mevcut iktidarın özellikle demokrasi ve insan hakları konularında hatalar yaptığını düşünmektedir. KHK'ları sorgulamakta ve kayyım siyasetine itiraz etmektedir. 

Kısacası Urfa insanının 18 yıldır mevcut iktidara tanıdığı kredi tükenme noktasına gelmiş durumdadır. İlkeli ve gerçekçi bir siyaset anlayışının inşası halinde mevcut iktidara daha fazla şans tanımayacağı aşikârdır. Çeşitli açılardan uçuruma doğru yuvarlanan bu siyasi anlayışın terkine hazırlanmaktadır. Çünkü UMUT kalmamıştır. 

O yüzden dikkatini alternatif partilere, bu anlamda, özellikle de DEVA Partisi'ne yöneltmiş durumdadır. 

NEDEN DEVA PARTİSİ?

- DEVA Partisi programında ve söylemlerinde, AKP'nin artık terk ettiği ilkeleri görmektedir.

- Ali Babacan'ın şahsında samimiyeti, dürüstlüğü, temiz geçmişi, başarılı ekonomi yönetimini ve gençlik heyecanına şahit olmaktadır. 

- DEVA Partisi'nin muhafazakâr ve demokrat bir parti olduğuna inanmaktadır. 

- AKP'nin savrulduğu Avrasya eksenini benimsememekte, DEVA Partisi'nin öngördüğü AB/Batı eksenine geri dönüşü savunmaktadır. 

- DEVA'nın ekonomiyi tekrar rayına oturtabileceğine inanmaktadır. Bu anlamda Ali Babacan'a güven duymaktadır. 

- Son dönemde yaşanan antidemokratik uygulamaların ve insan hakları ihlâllerinin DEVA iktidarında son bulacağına inanmaktadır.

- DEVA'nın Kürt sorununu demokratik yöntemlerle çözebileceğini düşünmektedir. 

- DEVA iktidarında nepotizmin, kayırmacılığın, israfın, haksız kazancın, rüşvetin ve yolsuzluğun sona ereceğine inanmaktadır.

- DEVA kadrolarının hayli eğitimli ve liyakatli kişilerden teşekkül ettiğine şahit olmakta ve bunu takdirle karşılamaktadır. 

-İstişare kültürünün oluşması konusunda kuruluş felsefe ve vizyonu takdir edilmektedir.

- Son olarak, DEVA Partisi'nin Şanlıurfa teşkilatı Urfa insanı ile aynı frekansı yakalamış durumdadır. Başta İl Başkanı Ahmet Tüysüz ve yönetimi olmak üzere, il ve ilçelerde oluşturulan teşkilatların başkanları ve üyeleri ilk günden itibaren halkla sıcak temas kurmuşlar, halkın istek, arzu ve şikâyetlerini ilk elden dinlemeye başlamışlardır. Halkın DEVA'ya olan ilgisine İl ve İlçe kongreleri sürecinde yakından şahit olunmuştur. 

Tüm bu hususlar temel alındığında, unutulmamalıdır ki önümüzdeki seçimlerde DEVA Partisi'nin önemli bir başarı göstererek Urfa'da dengeleri değiştireceği inancı topluma yansımıştır.

YORUMLAR

  • 1 Yorum